Yaşlanıyoruz, vesselam

Esselamu aleyküm

Geçen yıl aşağı yukarı bu zamanlar sitemi tekrar aktifleştirdiğimde düzenli yazarım diye düşünüyordum, beceremedim yine. Tıp fakültesi yoğun geçiyor, hele ki bu sene kliniğe geçince daha da yoğun oluyor. Öte yandan, insanın hayatında her gün bir şeyler değişiyor. Kayıtsız kalamadığın şeyler varsa, blog tutmak gibi aktiviteleri en sona atıyorsun, bazen de tamamen çıkarıyorsun hayatından.

Her neyse, yaşlanıyoruz işte. Bazen gözümüzün önünde olan ama iç yüzünü çok zaman sonra anlayabildiğimiz olaylar oluyor; iki yüzlü, “şeytani kişilikli” insanları tanır oluyoruz, yaşlanıyoruz. Kötü haberler, haline üzüldüğümüz hastalar; İslam dünyasında cereyan eden olaylar… Ve belki de en çok bizi ehl-i sünnet dışı görüşlere kapılan eski hocalarımız, arkadaşlarımız, yanımızdaki insanlar yaşlandırıyor. Artık farkediyoruz ki, insan kılıklı şeytanlar da çok aktif. Bazen nefis de öyle büyük oluyor ki, haline bakıp vah – tüh ettiğin insanları uyarmaya çalışınca bir tokat da onlardan yiyiveriyorsun: “Sen kim oluyorsun, bunları sana kim öğretiyor, yeni hocaların bize sapık mı diyorlar İrşad !?”

Bazılarının kalpleri artık mühürlenmiş oluyor, ne yaparsan yap vazgeçmiyor sapık fikirlerden. Elbette, hidayet Allah’tan. Ama insan yine de üzülüyor, kendine kızıyor, insani şeytanlara hiddetleniyor.

Allah, bu konuda başta ehl-i sünnet hocalarımızın olmak üzere hepimizin yardımcısı olsun. Görev düşüyor, iş büyük, mesele zor, teknik istiyor, bilgi istiyor, yürek istiyor…

Yaşlanıyoruz, vesselam.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir